banner27

KÖY OKULLARI HEMEN AÇILMALI, HER KÖYE BİR ÖĞRETMEN ATANMALI

Ankara Meclisi ve Başkent Ankara Platformu ile Haymana Belediyesi’nin düzenlediği toplantıda konuşan ( Eğitimci-Araştırmacı, Yazar ve Teşkilatın İLMİ ARAŞTIRMA KURULU BAŞKANI Hüseyin Kazan yaptığı konuşmada köy okullarının yeniden açılması ve her köye bir öğretmen atanması ile ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu. 

31 Mayıs 2022 22:05
KÖY OKULLARI HEMEN AÇILMALI, HER KÖYE BİR ÖĞRETMEN ATANMALI

Aşırı derecede pahalıya mal olan ve devlete çok büyük zarar veren “ Taşımalı sistemin “ kaldırılmasını isteyen Hüseyin Kazan, Devletin köylerde öğrenci sayısına bakılmaksızın okulları açmasının büyük ehemmiyet arz edeceğini ifade etti.

Hüseyin Kazan şunları söyledi:

* Eğitim, eğerek bükerek bir şekle büründürmek değil, fıtratı bozmamaktır. Erdemli birey ve güvenli toplum olarak aydınlanma esas almalıdır.

Milli Eğitim Bakanlığı, nüfusu az ve dağınık olan köy ve benzeri yerleşim yerlerinde öğrenci sayısına bakılmaksızın ilkokul, en az 5 çocuk bulunması hâlinde ise ana sınıfı açılabileceğini duyurdu. Önceliklerin köy okullarının bölgenin ihtiyacı olan kademede hizmet vermesi olmalıdır.

     Köy yaşam merkezleri konsepti altında süreç başlatılmalıdır.

Köy okullarında halk eğitimi merkezlerinin açılarak eğitim modüllerindeki kursların açılması, tarım ve hayvancılıkla ilgili eğitimler verilmesi, bu okulların gerektiğinde Matematik köyü gibi, sınavlara hazırlıkta soru kampları için de kullanılmasında kentten köye talebi de arttırılmalıdır.

2002’den bugüne kadar 20 bin 243 köy okulu kapatıldı. 3 milyon 275 bin olan öğrenci sayısı 622 bine düştü.

ÖĞRETMEN AÇIĞININ KAPATILMASI İÇİN...

 Bu nedenle öğretmen ataması yapılması gerekecek.

Köy okullarında Anadolu’nun birçok yerinde duvar ve temelde çatlak tespiti ve onarılabilecek durumdaki kapı, pencere, yer ve tavan döşemelerinin tespiti, çatı strüktürünün durum incelemesi, oturma ve masa birimleri üretimi, bahçe elemanları yapımı gibi işler ülkemizin yeni gündeminde epeyce yer alacağa benziyor.

Teknik tarama yapılmalı ve köy okulu olarak kullanılamayacak durumdaki binaların yerine hemen yenisi ve daha iyisi inşa edilmelidir. Köy okullarının kapatılması ve 4+4+4 sistemine geçişle uygulamaya konan taşımalı eğitimle binlerce lira taşımaya harcanmıştır.

Taşımalı eğitime son 10 yılda 22 milyar 619 milyon lira ve yemekle birlikte 25 milyar lirayı aşkın kaynak aktarılmıştır. Para, deyim yerindeyse ‘yollara’ saçılmıştır. Taşımalı eğitimin en büyük sıkıntısı, “ suç “olmasıdır. Öğretmenlerin ek derslerini iyileştirilmesi kentten öğretmenin köy okullarına gelip eğitim vermesinin cazibeli hali gündeme alınmalıdır.

DYK kursları için ders ücretlerine yüksek ödeme yapıldığı gibi, köy ulaşım yol ücreti ve en az ders saati cazibeli hale getirilse, köylere ek ders için gitmeyecek gerek kadrolu, gerekse ücretli hiç bir öğretmenin olacağını sanmıyorum. Öğretmen açığını gidermenin bir yolu da bu olabilir.

Okul binalarının teknik donanımı günün ihtiyaçlarına göre yeniden planlanmalı ve bu konuda gerekli uygulamalar yapılmalıdır. Okulların köyle birlikte hayat bulma durumu okulda görev alacak öğretmenle de bağlantılıdır.

1829’a kadar mervi olan köy odaları ve camilerin desteği alınabilir. Bu ekonomik krizde öğretmenin cebine para girsin, her şey çözülür. Okuryazarlık oranının en üst düzeye çıkarılması hedeflenmelidir. Projelerin inşasında halkın yardımı alınabilir.

Projeler devlet tarafından temin edilebilir, ancak ranta dönüşmemelidir. Okullarında eğitim bölümü hariç öğretmen lojmanları da planlanmalıdır.

Köy okullarında sağlamlık, kolay inşa edilebilirlik, işlevsellik ve iklim tipleri göz önüne alınmıştır. Köye özgü öğretim modelleri olmalıdır. Kırsalda ve kentte eşit bir eğitim sağlanmalıdır.

Köylerdeki okulların fonksiyonelliği azalmamalıdır. Öncelikle belirlenen köylerde okulların ziyaret edilmesi, çevrenin gözlenmesi ile köy halkı, başta köy dernek başkanları ve yönetimi olmak üzere muhtar ve özellikle de yeniden kullanıma öncülük eden kişilerle yapılan görüşmelerle sürdürülmelidir.

Köy Okulu Binası, Köy Eğitmenleri Kanunu tekrar gözden geçirilmelidir. Projeler az masraflı ve maksada elverişli, sade, ucuz, sağlam özellikleri ile tanımlanmalıdır.

Okulun vaziyet planında; ağaçlıklı çayır, çiçek tarlaları, oyun yeri, az su ile yetiştirilen sebze yeri, kuvvetli sulanan sebze yeri, öğretmen bahçesi, kümes ve ehli hayvanların avlusu, meyve fidanlığı, çalışma ve işyeri gibi bölümler belirlemiş ve bahçenin ayrımını bunları gözeterek yapılmalıdır.

Genel olarak değerlendirildiğinde ekonomik olarak, sanayileşme ve dolayısıyla kentlerdeki yeni iş sahaları, tarım ve hayvancılığın yeterli desteği görmemesi, köy topraklarının miras yoluyla bölünmesi gibi nedenler sıralanabilir.

Doğal çevrenin çocukların öğrenmesi ve gelişimi üzerindeki etkisini araştırmış ve sonuç olarak doğal peyzajın çocukların motor gelişimini desteklediği ve öğrenme için potansiyel gerçekler sunar.

Köy okullarında kırsal yaşama talip olan gönüllü öğretmenler görevlendirilmeli ve öğretmenlere isteyene tarım isteyene hayvancılık yapabileceği imkanlar veya yöresel kültürel mirası canlandıracak atölyeler sağlanmalı böylece öğretmen kendisi de üretime dahil olmalıdır.

Canlılığın sağlanmasındaki ikinci yol köyün ihtiyaçları ve gerekleri doğrultusunda köye hizmet edebilecek şekilde okul binalarına yeni işlev verilmesidir. Tüm bu planlamalar için ilgili bakanlıklar teknik ekibin yanı sıra sosyal disiplinlerden de destek alarak oluşturacağı ekiplerle tespit, tahlil, planlama ve uygulama süreçlerini yürütmelidir.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.