banner27

ŞEHİRLİLER VE KÖYLÜLER NASIL BİR BAYRAM GEÇİRDİ ?

 

04 Mayıs 2022 22:38
ŞEHİRLİLER VE KÖYLÜLER NASIL BİR BAYRAM GEÇİRDİ ?

Hep söyler dururuz “ Aahhh o eski bayramlar !..” diye.

O eski bayramlar neyse de şimdiki yaşamımız çok mu iyi sanki ?...

Siyaset adamlarının birçoğu ile telefonda bazıları ile de birebir görüştüm.

Hiçbirisi “ Türkiye’nin durumu iyiye gidecek “ demedi.

Eski bir bakan arkadaşım ise acı bir reçete sundu :

“ Hangi iktidar gelirse gelsin, bu olumsuzlukları bertaraf edemez “ dedi.

                                         ***

19.Dönem Ankara Milletvekili ( Ankara’nın ünlü iş adamı ) Hamdi Eriş ise daha farklı bir bakış açısı ile olayları değerlendirdi:

     - Öyle bir badireden geçiyoruz ki, gelecek nesillerin durumunu yaşamlarını merak ediyorum.

    Ekonomik sıkıntılar her kesimi belli oranda sıkıntıya soktu. Ancak olumsuzlukların başka boyutları var, ‘ adalet, adam kayırma, itibarsızlaştırma, partizanlık alabildiğine zirve yaptı.

     Böyle bir dönemden geçiyoruz, ne esnaf-sanatkar memnun, ne köylü-çiftçi, ne iş veren memnun ne çalışan. 

     Bir siyaset adamı ve bir iş adamı olarak bu dar boğazdan kurtulabilmemiz için hiçbir reçete sunamıyorum.

     Önümüzdeki bir sene içinde yeni bir seçime gideceğiz, kim gelirse gelsin bu sıkıntıları bertaraf edemez; yani şunu söylemek isterim ki, işimiz Allah’ha kaldı.”

      HERKES KÖYÜNE GELSİN HAYVANCILIK ,BAĞ-BAHÇECİLİK YAPSIN

Kazan’ın Güvenç köyünden Mürsel Büyükorhan her köylü gibi çiftçilik ve hayvancılık yapıyor. Eskiden Yuva kavunu benzeri kavun yetiştirirdi. Şimdi bırakmış yapmıyor. Nedenini sordum: “ Toprak küsmüş, artık bizim beklediğimiz kalitede kavun yetişmiyor, ekiyoruz ancak mahsul alamıyoruz “ dedi.

                     HERKES KÖYÜNE GELSİN ŞEHİR HAYATI DA NEYMİŞ !

      Mürsel Büyükorhan çiftçilikten daha ziyade hayvancılığa yönelmiş. 15 kara sığır ineği var yani yerli cinsinden.11 buzağı olmuş bu sene.

     Her gün inekler sağılıyor kapısının önünden gelip sütçü sütünü alıyor. Geçim sıkıntısı yok. Kendi işinin patronu ve ömrünün en huzurlu günlerini yaşıyor. Ancak sığırları gütmek için bir çobana ihtiyacı var. Çobanın yemesi içmesi, her türlü masrafını karşılayacak ayda da 4 bin lira verecek.

EMEKLİ BEKİR İSKENDER KÖYLÜ OLMANIN TADINI ÇIKARIYOR

    Özel bir şirketten emekli olmuş. Köyüne yerleşip bağında-bahçesinde yetiştirdiği sebzesi, meyvesi ile mutlu bir hayat geçiriyor. Bu arada fırsat buldukça emlakçılık bile yapıyor. Bekir bey, Türkiye’nin hal-i ahvalini değerlendirirken bazı tavsiyelerde bulunuyor ve diyor ki, “ Öncelikle tavsiyem emeklilerin köylerine gelip çiftçilik ve hayvancılık yapmaları. Bilmiş olsunlar ki köy demek hürriyet demektir. Hep birlikte çalışalım, üretelim ve sıkıntıya giren ekonomimizi düzlüğe çıkaralım, yoksa -geç kalırsak-bu dar boğazdan kurtulmamız mümkün olmaz. “

BAYRAMLAŞMALAR TAD VERMEDİ

Devletin çeşitli kademelerinde görev yapmış emekli bürokrat Hüsamettin Ünüvar gelişmeleri iyi takip edip yerli yerince değerlendirmelerde bulunan bir dostumuz. Ülkenin siyasi ve içtimai konusunda değerlendirmeler yaparken ekonominin çöküş noktasına geldiğine de vurgu yapıyor. Şöyle bir değerlendirme yapıyor:

       “ Güya bayram yaşıyoruz… Eski bayramlarda belki hayat düzeni bu kadar çeşitli etkinlikler içinde değildi ancak, hiçbir vatandaşımız bu kadar umutsuz değildi. Siyasi kargaşayı görüyorsunuz, ekonomi çöktü, gelir dağılımı farklılığı ortada, iktidara güven kalmadı, iktidar partisinin teşkilatları çok özel bir yaşantı içinde.

      Emeklilerin durumuna toplumun her kesimi üzülür oldu çünkü aç ve açık içinde yaşıyorlar.

     Sizin anlayacağınız, ne bedi kaldı ne bereket, baksanıza bayramlaşmaların bile özelliği kalmadı. Düşünebiliyor musunuz, köyüne gidip anasını-babasını ziyaret etmek isteyen bir vatandaş öncelikle otomobiline koyacağı akaryakıtı düşünüyor. “

BAYRAMLAŞMA BİLE EKONOMİYE ENDEKSLİ HALE GELDİ

Eskiden şehir merkezlerinde bayramlaşmalar daha fazla itibar görürdü. Hele köylerde?.. Ata yadigarı topraklarda bayramını geçirmek isteyenler Köylerde çok fazla yoğunluk oluştururlardı; çünkü bugünkü gibi akaryakıt felaket noktasında pahalı değildi. Ankara’nın kuzeyde en son köylerinden biri olan Yukarıkeseköy’den birçok kişi ile görüştüm. “ Bu bayram Ankara’dan gelenlerin sayısı geçen bayramlara göre yüzde 50 daha azdı “ dediler. Nedeni malum: Akaryakıta her hafta gelen zamlar, bir de hayat pahalılığı.

          Öyle bir dönemden geçiyoruz ki köylerin ve köylülerin itibarı eskisi değil. Bu nedenledir ki üretim ve verimlilik düşünce ekonomik dar boğaza yenildik. Tabii köy ve köylüler böylesine hazin durumla karşılaşınca tarım ve hayvancılık da bitme noktasına geldi... Bu bağlamda “ şehirlerde yaşamak zengin işi haline geldi ” dersek mübalağa yapmış sayılmayız. HATIRLATMAK İSTERİZ: “ Köy demek hürriyet demektir “

                                                                                   ***

Daha derin bir ifade ile, " Ülkemizde yaşamanın tadı-tuzu kalmadı !..

Ancak serde vatanperverlik var…

Her türlü kahır, her türlü çile olsa bile bizim ülkemiz, benim ülkem...

Türkiyem !.. Başka bir Türkiye yok. Başka ülkede yaşamak mı?

Asla...

Türkiyeli olmak, Türk olmak ne güzel !..

Ne mutlu Türküm diyene !..

***

 Politikacılara sordum: - Türkiye’de idari ve siyasi gidişatı nasıl görüyorsunuz ?..

Bir dokundum, bin ahh işittim.

                                              ***

     Çiftçilere sordum:

" Toprak bize küstü, biz toprağa küstük " dediler. “

- Tarlalar ekilmeye ekilmeye mera oldu, toprak küsmez mi bu durumda ? ” dediler.

                                  

    Gerçekten anladım ki siyaset sahnesinin perdelerini sis bürümüş, kenarlara köşelere konulan saksılardaki çiçekler solmuş.

      Köylerde hayat durmak üzere, toprak çoktaan küsmüş .

      Tarlalar mera olmuş ekilmeye- ekilmeye..

    Tırpan-Orak küflenmiş biçilmeye-biçilmeye.

    Harman yeri tahıla hasret kalmış, samanlıklar bile ota-samana hasret...

     Kader ağlarını böylesine örmüş olmamalıydı.

    Kadersizliğe yenilmek varmış demek ki kaderde.

    Cenab-ı Hakk yardımcımız olur inşallah.

    Hayırlı bayramlar.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.